Rafu’l-Melam - Müctehid İmamların Kınanmasının Önlenmesi

Rafu’l-Melam - Müctehid İmamların Kınanmasının Önlenmesi - İbn Teymiyye - Guraba Yayınları

Kitap Rafu’l-Melam - Müctehid İmamların Kınanmasının Önlenmesi
Yazar

İbn Teymiyye

Yayınevi

Guraba Yayınları

Fiyatı 9.75 TL
Sayfa Sayısı 128
Boyutlar Roman Boy (13,5 x 21 cm)
Kategori(ler) İlmi Kitaplar | İslam Düşüncesi
Facebook
Twitter
Facebook
Sepete Ekle 975TL

Müslümanlar üzerinde, Allah ve Rasûlünü sevip Onlara bağlandıktan sonra, Kur’an-ı Kerim’in ifade buyurduğu gibi, diğer müminleri ve bilhassa âlimleri sevmek, (onlarla dost olmak) onlara bağlanmak borcu vardır.

Bu âlimler peygamberlerin mânevi vârisleridir. Allah (c.c.) onları yıldızlar gibi yaratmıştır, karanlık denizlerde ve karalarda onlarla yolun doğrusu bulunur. Bütün müslümanlar bu âlimlerin (müctehidlerin) ehliyet ve hidayetlerini ittifakla kabul etmişlerdir.

Zira Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) gönderilmeden önce bütün ümmetlerin en kötüleri, şerlileri âlimleri olmuştur. Bundan müslümanlar müstesnadır. Çünkü bunların âlimleri en hayırlılarıdır, yüce peygamberlerinin, ümmetine bıraktığı halifeleridir. O’nun (sallallahu aleyhi ve sellem) ölen sünnetlerini dirilten kişilerdir. Kitap onlarla ayakta kalmış, onlar kitapla, kitap onlardan bahsetmiş, onlar da kitaptan.

Bilinmelidir ki bütün ümmet tarafından kabul edilen ve kendilerine uyulan imamlardan hiç biri, kasten Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimizin küçük veya büyük bir sünnetine aykırı hareket etmez. Çünkü onlar her türlü şüphe ve tereddütten uzak olarak şu noktalarda ittifak eylemişlerdir:

  1. Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in izinde ve peşinde olmak, daima O’na uymak gereklidir.
  2. Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) müstesna herkesin sözü, alınır da terkedilir de; O’nun ki ise yalnızca alınır.

İmdi bu imamlardan birinin sahih hadise aykırı bir sözü bulunursa mezkûr hadisi terk etme hususunda mutlaka makbul (geçerli) bir mazereti olacaktır.

Bütün bu mazeretleri üç kısımda toplayabiliriz:

  1. Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in o sözü söylediğine inanmaması.
  2. Bu sözle, söz konusu meseleyi kasdetmiş olduğuna inanmaması.
  3. Bu hükmün mensûh (yürürlükten kaldırılmış) olduğuna inanması.

Bu üç kısımdan da birçok mazeret sebepleri doğmaktadır...